Zehirli Ayakkabılar Paniğine Hazır Mıydık?

Sera Gazı Emisyonları İzleme Planı için Son 1 Ay !
10 Ekim 2014
Sanal Dünyanın Karbon Ayak İzi !
22 Aralık 2014

Zehirli Ayakkabılar Paniğine Hazır Mıydık?

Son günlerde ayakkabıların içerdiği sağlığa zararlı kimyasallar ile ilgili haberler kısa bir sürede olsa gündemimize oturdu. İnsan sağlığına zarar verecek ürünler sıralaması yaptırılsa sanırım çoğumuzun aklına gelecek en son ürün grubu olurdu.  Ortada bu kadar doğa ve sağlığa zarar verecek ürün varken ayakkabıların gündeme oturması aslında şaşırtıcı değildir. Neden mi?

Çevreye ve insan sağlığına olumsuz etkisi yüksek olan ürünler için geliştirilen Avrupa Çevre Etiketinin (EU Ecolabel, EU Flower)  ayakkabılar için de geliştirildiğini biliyor musunuz? Eğer bu köşemizi takip ediyorsanız bu soruya cevabınız “Evet” olmalı. Zira EU Ecolabel çevreye duyarlı ürünler etiketi konusunda bu köşemizde detaylı olarak yazmıştık.   Temizlik kimyasalları, boyalar ve tekstil ürünleri gibi birçok ürüne verilen EU Ecolabel etiketinin ayakkabılar için de veriliyor olması bu ürünün üretimi ile ilgili çevresel ve sağlık açısından iyileştirme potansiyeli yüksek olduğu anlamına geliyor. Bunlar nedir bir bakalım:

* Çevre ve insan sağlığına zararlı olan Pentachlorophenol, tetrachlorophenol ve bazı azo boyaların  hiç kullanılmaması,

* Yüksek karbonlu (C10-13) kloralkan kimyasalların kullanılmaması,

* Kansorejen, mutejen ve toksik özelliklere içeren (R40, R43, R45, R50, R51, R52, R53, R60, R61, R62, R63 or R6) hiçbir boyar maddenin kesinlikle kullanılmaması,

* Alkylphenol ethoxylate (APE) ve Perfluorooctane sulfonate (PFOS) kesinlikle kullanılmaması,

* R60, R61, R62, R50, R51, R52, R53, R50/53, R51/53, R52/53 risk fazlarını içeren fatalatların kullanılmaması,

* Üretim süreçlerinde ortama salınan uçucu organik bileşenlerin bir çift ayakkkabı için 20-25 gram arasında olması

* Üretimde kullanılan su tüketimlerinin ton ürün başına tuzlanmış sığır derilerinde 35, diğer derilerde 55 m3 ten az olması gerekiyor

* Deri ayakkabılarda nihai ayakkabının Cr(VI) içermemesi

gibi ayakkabılarda birçok konu olduğu görülüyor. Bir tüketici olarak bunlardan haberdar mıyız? Bir üretici olarak bunları uyguluyor muyuz?

Çıkan haberler üzerine sektör sorunu Çin’den gelen ayakkabılara attı. Türkiye Ayakkabı Federasyonu bu konuda şikayetçi olarak demeçler verdi. Bu konuda haklı olduklarına eminim. Ama bizim Türkiye’deki üretimimiz daha mı iyi? Bilmiyorum. Yukarıdaki temel kriterlere bakarak sektör temsilcileri karar versin. Eğer iyi ise ki yapılan demeçlerden anladığımız budur, neden sektör üretimlerine EU Ecolabel gibi bilimsel verilere dayalı olarak sektör temsilcileri ile hazırlanmış bir etiketi almıyor? Bu etiket Çin’deki kötü üretimden pozitif olarak ayrışma fırsatı değil mi? Bir markalaşma fırsatı değil midir? Sektör daha neyi bekliyor? Şikayet etmek işin kolayıdır. Kendine güvenen üreticiler bizlere hem çevreye hem de sağlığımıza duyarlı AB Eko-etiketli ürünler sunsun. Bunu hepimiz hak ediyoruz değil mi?

Habere ulaşmak için tıklayınız.

Son günlerde ayakkabıların içerdiği sağlığa zararlı kimyasallar ile ilgili haberler kısa bir sürede olsa gündemimize oturdu. İnsan sağlığına zarar verecek ürünler sıralaması yaptırılsa sanırım çoğumuzun aklına gelecek en son ürün grubu olurdu.  Ortada bu kadar doğa ve sağlığa zarar verecek ürün varken ayakkabıların gündeme oturması aslında şaşırtıcı değildir. Neden mi?

Çevreye ve insan sağlığına olumsuz etkisi yüksek olan ürünler için geliştirilen Avrupa Çevre Etiketinin (EU Ecolabel, EU Flower)  ayakkabılar için de geliştirildiğini biliyor musunuz? Eğer bu köşemizi takip ediyorsanız bu soruya cevabınız “Evet” olmalı. Zira EU Ecolabel çevreye duyarlı ürünler etiketi konusunda bu köşemizde detaylı olarak yazmıştık.   Temizlik kimyasalları, boyalar ve tekstil ürünleri gibi birçok ürüne verilen EU Ecolabel etiketinin ayakkabılar için de veriliyor olması bu ürünün üretimi ile ilgili çevresel ve sağlık açısından iyileştirme potansiyeli yüksek olduğu anlamına geliyor. Bunlar nedir bir bakalım:

* Çevre ve insan sağlığına zararlı olan Pentachlorophenol, tetrachlorophenol ve bazı azo boyaların  hiç kullanılmaması,

* Yüksek karbonlu (C10-13) kloralkan kimyasalların kullanılmaması,

* Kansorejen, mutejen ve toksik özelliklere içeren (R40, R43, R45, R50, R51, R52, R53, R60, R61, R62, R63 or R6) hiçbir boyar maddenin kesinlikle kullanılmaması,

* Alkylphenol ethoxylate (APE) ve Perfluorooctane sulfonate (PFOS) kesinlikle kullanılmaması,

* R60, R61, R62, R50, R51, R52, R53, R50/53, R51/53, R52/53 risk fazlarını içeren fatalatların kullanılmaması,

* Üretim süreçlerinde ortama salınan uçucu organik bileşenlerin bir çift ayakkkabı için 20-25 gram arasında olması

* Üretimde kullanılan su tüketimlerinin ton ürün başına tuzlanmış sığır derilerinde 35, diğer derilerde 55 m3 ten az olması gerekiyor

* Deri ayakkabılarda nihai ayakkabının Cr(VI) içermemesi

gibi ayakkabılarda birçok konu olduğu görülüyor. Bir tüketici olarak bunlardan haberdar mıyız? Bir üretici olarak bunları uyguluyor muyuz?

Çıkan haberler üzerine sektör sorunu Çin’den gelen ayakkabılara attı. Türkiye Ayakkabı Federasyonu bu konuda şikayetçi olarak demeçler verdi. Bu konuda haklı olduklarına eminim. Ama bizim Türkiye’deki üretimimiz daha mı iyi? Bilmiyorum. Yukarıdaki temel kriterlere bakarak sektör temsilcileri karar versin. Eğer iyi ise ki yapılan demeçlerden anladığımız budur, neden sektör üretimlerine EU Ecolabel gibi bilimsel verilere dayalı olarak sektör temsilcileri ile hazırlanmış bir etiketi almıyor? Bu etiket Çin’deki kötü üretimden pozitif olarak ayrışma fırsatı değil mi? Bir markalaşma fırsatı değil midir? Sektör daha neyi bekliyor? Şikayet etmek işin kolayıdır. Kendine güvenen üreticiler bizlere hem çevreye hem de sağlığımıza duyarlı AB Eko-etiketli ürünler sunsun. Bunu hepimiz hak ediyoruz değil mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir