Çevresel Ürün Beyanı (EPD) Belgeli Ürün Sayısı Türkiye’de Hızlı Büyüyor

Mitaş, Metsims ile EPD Çalışmalarına Başladı
20 Eylül 2019
TÜRKİYE ÇEVRE ETİKETİ SİSTEMİNİN GELİŞİMİ İÇİN KATKILARIMIZ DEVAM EDİYOR
8 Ekim 2019

Çevresel Ürün Beyanı (EPD) Belgeli Ürün Sayısı Türkiye’de Hızlı Büyüyor

Çevresel Ürün Beyanları yani EPD belgeleri, bir ürünün yaşam döngüsü çerçevesinde beşikten mezara küresel ısınmaya etki gibi çevresel performansını nicel olarak, bilimsel yaklaşımla detaylı ortaya koyan belgelerdir. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla büyüyen sürdürülebilir yapılar ve yüksek performanslı bina çalışmalarının bir beklentisi olarak, birçok yapı malzemesi üreticisinin EPD belgelerini tamamladığını gözlemliyoruz. [1] EPD Belgelendirmesinde Türkiye’nin lider Avrupa’nın sayılı firmaları arasında olan Metsims Sustainability Consulting olarak istatistiklere bakarak bir değerlendirme yapmak istedik.

Türkiye’de üretim yapıp, EPD programı tarafından EPD kaydı yaptıran Türk üreticilerinin 4 farklı EPD programı tercihi olmuş. Bu 4 EPD programı olan, EPD Turkey/International EPD System (IES), IBU Almanya, BRE İngiltere ve BAU Avusturya baz alınarak yaptığımız bir araştırmaya göre, EPD belgesine sahip Türk menşeli ürünlerin sayısı 150’yi geçti. Son yıllarda düzenli bir ivmeyle yükselen bu sayının, mevcut çalışmaları göz önünde bulundurduğumuzda artmaya devam edeceğini görebiliyoruz.

            Türkiye, özellikle yapı ve tekstil sektörlerinde iyi bir ihracat gücüne sahip. Bu gücü korumak ve daha da yükseltmek için global süreçlere uyum sağlamak ciddi bir önem arz ediyor. Bu uyumun ilk basamağı da etkileri yönetebilmek adına, etkileri ölçmek oluyor. Küresel çevre krizleri ile mücadelede kendilerine büyüklükleri kadar sorumluluk atfeden firmalar, bu sorumluluklarını tedarik zincirlerine de yansıtıyorlar. Bu da bir ürünün çevresel performansını güvenilir bir şekilde ortaya koyan EPD belgelerine olan talebi artırıyor.

%58 Oranla Sektör Lideri

            Türk üreticilerinin ürünlerine EPD alınması için danışmanlık yapan 10 farklı firma arasında 89 EPD belgelendirmesi ile Metsims, EPD belgelendirmelerinde %58 pay ile açık ara farkla sektörde liderliğini sürdürüyor. LCA ve EPD konularındaki yılların tecrübesiyle tüm sektörlere bu konularda hizmet veren Metsims, ilerleyen zamanda bu payını daha da artırmayı hedefliyor. Özellikle Avrupa Yapı Malzemeleri Birliği tarafından kurulan ECO Platform[2] kurucu üyesi olan ve Türkiye’den tek firma olan Metsims, EPD konusundaki gelişmeleri en yakından takip ederek yapı malzemeleri üreticileri için bir ticari risk oluşturmasının önüne Türkiye’de yaptığı bilgilendirme çalışmaları ile geçiyor. Metsims’in Türkiye yapı malzemeleri endüstrisinde yapmış olduğu bu katkılar, üretici firmalar tarafından takdir görüyor ve EPD Belgelendirmelerinde tercih sebebi oluyor. Şunu da unutmamak gerekir ki, EPD belgeleri ürünlerin çevresel performansını doğru bir şekilde ortaya koymak olduğundan; bilgi eksikliğinden kaynaklanabilecek herhangi bir hesaplama hatasının üreticiler için ileride sıkıntı yaratabileceği düşüncesi ve EPD ile ilgili teknik gelişmeleri de en yakından takip eden Metsims’i tercih etmede bir etken olduğunu düşünüyoruz.


EPD Turkey Lider EPD Programı

Türkiye’den EPD belgelendirmesi yapmış olan 4 EPD Programına bakıldığında bugüne kadar yayınlanan 153 EPD’nin 106 adeti The International EPD sisteminin yerel programı olan EPD Turkey üzerinden yayınlanmış. Türkiye’nin ilk ve tek yerleşik EPD Programı olan EPD Turkey; kurulduğu 2014 yılından itibaren sağladığı bu başarı ile hem takdir görüyor hem de kayıt ücretlerinin ülke dışına çıkmasına engel olarak Türkiye’de Türkiye Yapı Malzameleri Çevresel Performans Veri Tabanı TurCoMDat gibi sıfır karbon yapıların değerlendirmesinde çok önemli olan altyapı çalışmalarında değerlendiriliyor. Firmaların EPD Turkey Programına yönelmesinde kayıt ücretlerini diğer Programlara göre daha uygun olması ve EPD belgelendirmesi sürecinde firmalara teknik destek sağlanması da yatıyor.

Dünya Genelinde EPD Belgelerine Talep

Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada EPD çalışmalarına olan talep sürekli artmakta ve yaygınlaşmaktadır. Şuanda yukarda belirtilen 4 EPD programına kayıtlı 3000’i aşkın EPD bulunmakta. Diğer EPD Kayıt sistemleri de bu istatistiğe dahil edilirse sayılar oldukça artmaktadır. Her ne kadar Türkiye’deki talep yapı malzemeleri, tekstil ve kimya sektörlerinde ilerlemekte ise de dünya genelinde gıda, ulaşım ve mobilya sektörlerinde de yoğun bir talep oluşmakta. İlerleyen zamanlarda ürün sürdürülebilirliğinin belirlenmesi talebi ve kamu alımlarında EPD belgelerinin kullanılması ile birlikte ülkemizde de daha farklı sektörlerden katılımlar olacağını beklemekteyiz.

EPD Belgeleri Sektörel Dağılımı

Türkiye’de en çok EPD belgesi talebi oluşturan endüstri, yapı malzemeleri endüstrisidir. Çimentodan duvar karosuna, yalıtım malzemesinden duvar panellerine kadar birçok ürün için EPD Belgesi alınmış ve yapı malzemeleri sektörünün payı %69’a ulaşmıştır. Bu yoğun talep Sürdürülebilir yapılarda LEED, BREEAM ve DGNB gibi sertifikalandırma sistemlerinin yapı malzemelerinde EPD belgesi talep etmesiyle gelişmiştir. Sıralamayı günlük yaşantımızda büyük bir yere sahip olan mobilyalar ve son zamanlarda sürdürülebilir moda ile sürdürülebilirliğin daha çok gündeme geldiği ve EPD sayesinde ürün çevresel performansının iletişimin yapılabildiği tekstil endüstrisi takip etmektedir.

Şekil 3 Endüstrilere göre EPD Belgelerinin Türkiye’de Dağılımı

Yapı Malzemelerinde Hangi Ürünler Öne Çıkıyor?

EN 1580 standardının yayınlanması AB Yapı Malzemeleri Yönetmeliğinde EPD belgelerinin CE işareti için de kullanılmasının önerilmesi ile birlikte Yapı malzemeleri endüstrisinde EPD belgelendirmede yaşanan bu hareketlilik alt sektörlerde çeşitlilik gösteriyor. Şekil 4’te de görüldüğü üzere yapıların temel bileşenlerinde kullanılan çeliklerden duvar boyalarına, kaplama malzemelerinden kapı ve pencerelere kadar birçok ürüne EPD belgeleri alınmıştır. Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada çevresel performansı bilgisine artan ilgi ve satın alımlarda tercih sebebi olması dolayısı ile, ihracatta sıkıntı yaşamak istemeyen ve pazarda farkındalık yaratmak isteyen üreticiler EPD almayı tercih ediyor. Mevcut EPD belgelerine bakıldığında Seramik Karo ürünleri ve Çelikler başı çekiyor. Bunları seramik sıhhi tesisat ürünleri, cam ürünleri ve alçılar bunları izliyor.

Şekil 4 Yapı Malzemeleri Endüstrisi Alt Sektörlerinde EPD Belgeleri Dağılımı

İhracatın benzer noktalara yapıldığı veya çevresel performans öneminin yüksek olduğu bazı sektörlerde, piyasadaki üreticilerin tamamına yakını EPD belgelerine sahip olmayı tercih ediyor. Bunun en büyük örneğini, yine sektör içinde yüksek paya sahip olan çelik ve seramik endüstrisi gösteriyor. Şu anda ürünlerine EPD belgesi almış 8 farklı çelik üreticisi ve 8 farklı seramik ürün üreticisi bulunmakta. Piyasa payları incelendiğinde bu sayılarını neredeyse toplam üretici sayısına yakın olduğu gözlemleniyor.


Küresel ısınmaya sebep olan sera gazı emisyonlarının %40’ından fazlasının bina ve yapılar kaynaklı olduğu gerçeği düşünülürse, mimarlar, mühendisler, şehir planlamacıları ve en önemlisi yönetmelikleri belirleyen devlet yetkililerin karar vermelerinde, EPD belgelerinin önemi daha ortaya çıkacaktır. EPD belgeli yapı malzemeleri ile doğru, çevreye daha duyarlı malzeme seçimi ve bina kaynaklı çevresel etkilerin azaltılmasına büyük oranda katkı yapacaktır. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızlı bir şekilde yayılan yeşil bina değerlendirme sistemleri, yapı malzemeleri üreticileri için yeni pazar fırsatı oluşturmaktadır. Yapı malzemeleri üreticilerinin yeşil yapılarda kullanılan malzemelerden talep edilen Çevresel Ürün Beyanı (EPD) belgelerini ivedilikle tamamlaması ileride oluşabilecek ticari riskleri yönetmek açısından da önemlidir.

Bonus Link : EPD Nedir?

Orhan Atacan | Metsims  Sustainability Consultant

Orhan Atacan Metsims’de Sürdürülebilirlik Danışmanı olarak çalışmaktadır. Yaşam döngüsü değerlendirmesi, çevre etki maliyet hesabı, atık yönetimi, atıktan enerji üretimi, hava kirliliği kontrolü, su kirliliği kontrolü, sürdürülebilir inovasyon ve dijitalleşme üzerine deneyimleri olan Atacan, ürün ve kurumsal çevresel performans değerlendirmesi, ISO 14040/44 LCA, ISO14064 Karbon ayak izi ve ISO 14046 Su ayak izi başta olmak üzere birçok projede yürütücü olarak görev almıştır.

GRI sürdürülebilirlik raporlaması konusunda uzmanlığı da olan Atacan, Türkiye Sürdürülebilirlik Kodu, sürdürülebilirlik raporlaması sisteminin geliştirilmesi projesinde de aktif görev almaktadır. Ayrıca İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği lisans derecesine sahiptir.


[1] http://www.EPDTurkey.org

[2] https://www.eco-platform.org/who-is-participating.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir