OECD Sürdürülebilir Üretim Göstergeleri

Sektör Markalaşma Fırsatını Yine Mi Kaçırıyor?
1 June 2012
Sustainable Construction Materials
1 November 2014

OECD Sürdürülebilir Üretim Göstergeleri

Sürdürülebilir üretim ve kalkınma göstergeleri Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD)  tarafından Sanayici Dergisinde yayınlandı. Göstergeler, herhangi bir ülke, sektör ve işletme büyüklüğüne bağlı olmaksızın üretim tesislerinin çevresel performansını ölçmek için uluslararası, uygulanabilir ortak ve karşılaştırılabilir veriler olarak belirlenmiş. Yaklaşık iki yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan bu göstergelere birçok ülkeden destek sağlanmakta.

OECD, Türkiye dahil demokratik yönetim ve pazar ekonomisine inanmış 34 ülkenin üye olduğu bir organizasyondur. OECD aynı zamanda dünyada en kapsamlı ve güvenilir istatiksel, ekonomik ve sosyal veriye sahip bir kurumdur. OECD’nin sürdürülebilir üretim konusuna girmesi o nedenle önemlidir ve dikkate alınmalıdır.

Aslında “sürdürülebilir üretim” yeni bir iş modeli ya da yeni bir değer yaratma fırsatı olarak görülmektedir. Sürdürülebilir üretim “ürünleri üretirken negatif çevresel etkileri azaltmak, enerji verimliliği ve kaynak verimliliği sağlamak, çalışanlarına, çevresine ve tüketicisine güvenli ve aynı zamanda ekonomik değer yaratan” olarak tanımlanabiliyor. Bu tanıma uygun olarak 18 gösterge geliştirilmiş ve bu göstergeleri uygulayan firmaların sürdürülebilir üretimi bir yönetim biçimi haline getirmelerinin önü açılmış.

Tüm ticari işletmelerin yaklaşık %99’unu oluşturmalarından dolayı küçük ve ortak ölçekli işletmeler (KOBİ) ön planda tutulmuş. Bu işletmeler aynı zamanda OECD içinde her üç işten ikisini yaratmaktadır. Daha dinamik olan KOBİ’lerin bu yeni iş modeline daha kolay adapte olabilecekleri düşünülerek sürdürülebilir üretimin faydaları istatiksel verilerle desteklenmiş:

  1. Yeşil Pazar trilyonlar değerinde: İngiltere’de 2011 yılında KOBİ’ler arasından yapılan bir anket çalışmasında firmaların %56’sının düşük karbon teknoloji ve stratejilerine yatırım yaptığı belirlenmekte. Tüm dünyada hali hazırda yeşil ürünler pazarının 5 trilyon dolar olduğu ve büyüdüğü belirtilmekte.
  2. Perakendeciler, tedarikçilerin yeşil tüketicilerin isteklerine cevap vermelerini talep etmeye başlamakta: Amerikalı Walmart firması tüm dünyadaki 100.000 üzerindeki tedarikçisi için 2009 yılında “sürdürülebilirlik endeksi” çıkarttı. Böylece satmış olduğu her üründe bu endeks göstergelerinin nihai tüketiciye ulaşmasını sağlamaktadır.
  3. Sürdürülebilir olmak firma imajına değer katmakta: Harvard ve London Business School tarafından yapılan çalışmalar mali analistlerin çevresel sorumluluğu ön plana çıkartmış olan firmaları daha değerli gördüklerini ortaya çıkartmıştır.
  4. Çevresel duyarlılığa yapılacak küçük bir maliyetle çok büyük kazançlar elde edilebilir: İngiltere bazlı Carbon Trust firmasının yaptığı çalışmalarda birçok işyerinin küçük bir yatırımla enerji tüketimlerinde %20’lere varan bir iyileştirme ve bunun sonucu toplam karlılıkta %5 artış görülmektedir.
  5. Genç işgücü sürdürülebilirliği destekliyor ve çevreye duyarlı bir iş ortamı arıyor: 2010 yılında 18-45 yaşlarındaki çalışanlar üzerinde yapılan bir araştırmada %96’sı işverenlerinin çevreyle dost ya da çevreye duyarlı olmasını arzu etmektedir.

Görünen şudur ki artık üretici firmalarımızın bu gelişmelere ayak uydurması, altyapılarını hazırlaması ve sürdürülebilirliği bir pazar ve markalama fırsatı olarak görmeleri gerekmektedir. Bunu bugün yapabilenler kazanırken yarına bırakanlar takipçi olup eski iş modellerinin büyüyen riskleri ile bocalayacaklardır.

 

Dr. Hüdai Kara, Kurucu Ortak ve Yönetici | Metsims Sustainability Consulting

*Dr Hüdai Kara’nın bu yazısı Sanayici Dergisi‘nde de yayınlanmıştır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *